Pazar, Mayıs 29Önemli Haberler

Operasyonlar büyük göç dalgasını durdurdu! 10 milyon kişi yola çıkmıştı

Türkiye’nin Suriye’de gerçekleştirdiği harekâtlar bölgeden, Türkiye’ye göç dalgasının sonlu kalmasını sağlarken, başta muhalefet olmak üzere o günlerde kimi bölümler bu operasyonları eleştirmişti. Gelinen noktada operasyonların ne kadar gerekli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Türkiye’nin, Suriye’deki çatışma bölgelerini terörden temizleyip göçün ana sebebini ortadan kaldırma siyaseti dâhilinde gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı, Zeytin Kolu, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtları ile bölgede yeni devir başladı. Harekâtlar için gerekli olan tezkerelere HDP bugüne kadar dayanak vermezken, CHP de geçtiğimiz yıl Ekim ayında Türk askerinin Suriye ve Irak’taki operasyonlarına müsaade veren tezkereye ‘hayır’ demişti. Bugüne kadar ‘YPG’ye terör örgütü’ demeyen Kılıçdaroğlu, Suriye’nin kuzeyinde 2019’da başlatılan Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili yaptığı bir açıklamada da “Türkiye’nin hududunda olmayan bir terör örgütüyle uğraş etmesi şayet Suriye ile iş birliği olursa bir mana söz eder. Bu olmadığı takdirde askerlerimizin hayatını tehlikeye atarak bir uğraşın yapılmasını anlamsız buluyorum. Orayı ABD zati denetim ediyor. Hasebiyle Türkiye ile DEAŞ’ın karşı karşıya getirmeyi mantıklı bulmuyorum” demişti.

‘AFRİN’E GİRMEYİN’ DEMİŞTİ

TSK’nın 2018’de Afrin’e yönelik Zeytin Kolu Operasyonu’nu Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte yürütülmesiyle ilgili de Kılıçdaroğlu “Bizim bir ordumuz var. Peygamber ocağı, kahraman ordu diyoruz. Ordumuzun kahramanlığını bir manada ÖSO’ya devretmeye çalışıyoruz. Niye, kimdir ÖSO? Ordumuz orada çaba ediyor. Ordu, ÖSO’nun ardına niye gizlenir, hangi münasebetle gizlenir, biz bundan rahatsızız” kelamlarını kullanmıştı. Bunların yanı sıra, Afrin’e girilmesini gerçek bulmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu şöyle konuşmuştu: Türkiye, güvenliğini alabilecek noktaya kadar gitmeli lakin ben Afrin’e girilmesini asla gerçek bulmuyorum. Kenti ele geçirmek üzere bir niyet olmamalı. Afrin’e, terör örgütü Türkiye hududuna konuşlanmasın diye girdik. El-Bab’da mesela, Fırat Kalkanı’nda muhakkak bir yere kadar gittik. Güvenliğimizi sağlamak için konuşlandık, durduk. Daha derinlere inmenin mantığı yok. Hiç gereği de yok.

KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.